Kapadokya’da Göreme Açık Hava Müzesi’nin girişinde meydana gelen peribacası çökmesi, bölgedeki doğal ve kültürel mirasın korunması konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Çökme sonucu 3 kişi hayatını kaybederken, 5 kişi de yaralandı.
Olay yerinde inceleme yapan Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, aşırı yağışların toprak kaymasına neden olduğunu ifade etti. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise olayla ilgili olarak Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın adli soruşturma başlattığını açıkladı.
Evrensel’den Özer Akdemir’in aktardığına göre, bu trajik olay sonrasında bölgedeki koruma önlemleri ve peribacalarının maruz kaldığı tahribat riski tekrar tartışılmaya başlandı. Olaydan kısa bir süre önce bölgede incelemelerde bulunan mimar Zeynep Çöloğlu, ana yol güzergahlarında birçok peribacasının yıkılma tehlikesi taşıdığını vurguladı. Çöloğlu, trafik nedeniyle oluşan titreşimlerin yapıların üzerindeki etkisini dile getirdi.
“RESTORASYON UYGULAMALARI DA ZARAR VEREBİLİR”
Çöloğlu, Göreme’de restorasyon amacıyla askıya alınan bazı peribacalarının iskele ayaklarının doğrudan kaya kütlelerinin üzerine oturduğunu gözlemlediğini belirtti. Bu tür uygulamaların yapıların korunması yerine kayalara ek yük bindirebileceği ve tahribata yol açabileceği konusunda uyardı.
Kalıcı koruma tedbirlerinin acilen uygulanması gerektiğini savunan Çöloğlu; peribacalarının çevresinin araç trafiğine kapatılmasını, ağır iş makinelerinin kontrolsüz geçişlerinin durdurulmasını ve kaya yüzeylerinde aşınmaya neden olan ATV turlarının yasaklanmasını istedi.
TARTIŞMALI YOL PROJELERİ YENİDEN GÜNDEMDE
Gazeteci Özer Akdemir’in daha önceki haberleri hatırlatılarak bölgedeki koruma tehditlerine dikkat çekildi. Yaşanan felaket, yaklaşık dört yıl önce Ortahisar ile Göreme arasında başlatılan yol yapım çalışmalarına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Birinci derece arkeolojik ve doğal sit alanından geçirilen çift şeritli yolun yapımı sırasında iş makineleriyle yürütülen faaliyetlerin Saklı Kilise, Tokalı Kilisesi ve Bizans dönemine ait manastır kompleksi açısından tahribat riski oluşturduğu yönündeki uyarılar hatırlatıldı.
Mimarlar Odası Ankara Şubesi daha önce yaptığı açıklamalarda derin kazıların ve ağır araçların yarattığı titreşimlerin kaya dokusundaki kırılmaları artırabileceğini ve göçmelere zemin hazırlayabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.
“FELAKETİN TEMEL NEDENİ PLANSIZ UYGULAMALAR”
Kapadokya Çevre Platformu Sözcüsü ve belgeselci Mükremin Tokmak, çökmenin yaşandığı alanın Göreme Açık Hava Müzesi’nin eski otoparkının karşısındaki yeni otopark alanının hemen altında yer aldığını belirtti. Üst bölümünde at çiftliklerinin bulunduğu alanın bütüncül bir manastır kompleksini barındırdığına dikkat çeken Tokmak, yol yapımı, otopark kapasitesinin artırılması ve yoğun araç ile insan hareketliliğinin yarattığı titreşimlerin riskleri artırdığını savundu.
Yol çalışmaları sonrası kaya kütlelerinde büyük kopmalar ve göçmeler yaşanabileceğine dair daha önce uyarıda bulunduklarını söyleyen Tokmak, yağış ve kış koşullarının etkili görünmesine rağmen plansız uygulamaların da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
ARAÇ VE TURİST YOĞUNLUĞU İÇİN ÖNLEM TALEBİ
Bölgedeki turist ve araç yoğunluğunun son yıllarda önemli ölçüde arttığını dile getiren Tokmak, jeolojik açıdan hassas olan Kapadokya’da bilimsel titreşim ölçümlerinin yapılmasını ve ziyaretçilerin hangi alanlara girebileceğinin kesin sınırlarla belirlenmesini istedi.
Tokmak ayrıca Devrent Vadisi’ndeki deve kayasının çevresine ahşap çit çekilmesi gibi sınırlı önlemlerin yetersiz olduğunu savundu. Tarihi ve doğal alanların korunması için araçların bu yerlerden uzakta park edilmesi ve ziyaretçilerin hassas yapılara yaklaşımının sınırlandırılması gerektiğini vurguladı.
Mimar Zeynep Çöloğlu da aşırı turizmin Kapadokya’nın doğal ve kültürel mirası üzerindeki etkilerinin bilimsel olarak incelenmesi ile korumacı bir ziyaretçi yönetiminin ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.